Yas denince çoğu kişinin aklına bir sıra gelir. İnkâr, öfke, pazarlık, depresyon, kabul. Elisabeth Kübler-Ross'un beş aşaması o kadar yayıldı ki, bir merdiven gibi düşünülür oldu. Önce şu basamak, sonra öteki. En üste çıkınca yas biter.
Oysa Kübler-Ross bu aşamaları ölmekte olan hastalarda gözlemledi, yas tutanlarda değil. Ve hiçbir zaman sıralı bir geçiş olarak tarif etmedi. William Worden, Grief Counseling and Grief Therapy kitabında daha işe yarayan bir çerçeve sundu. Yas geçilen aşamalar değil, yapılan görevlerdir.
Neden aşama değil, görev
Aşama edilgendir, görev etkendir. Aşama insana bir şey olur. Beklersin, geçer. Görev ise yapılır. Worden'in farkı buradadır. Yas sırada beklenen bir şey değil, içinden geçilen bir iş.
Bu bakış bir baskıyı da kaldırır. "Hâlâ kabul aşamasına gelemedim" diye kendini suçlayan biri, aslında yanlış bir haritaya bakıyordur. Görevlerin sırası yoktur. İleri geri gidilir. Bir gün iyi, ertesi gün kötü. Bu bir gerileme değil, yasın doğasıdır.
Worden'in dört görevi
Worden dört görev tanımlar. İlki kaybın gerçekliğini kabul etmektir. Zihin başta inkâr eder, "sanki çıkıp gelecek" hissi sürer. Gerçeği kabul etmek bir anda olmaz, zamanla yerleşir.
İkincisi acının yükünü taşıyabilmektir. Acıdan kaçmak onu yok etmez, ertelemenin başka bir yolundan geri getirir. Taşımak, acıyı bastırmadan içinden geçmektir.
Üçüncüsü yeni bir hayata uyum sağlamaktır. Kaybedilen kişi yalnızca bir kişi değildir. Bir rol, bir alışkanlık, hayatın bir düzeni de gider. Bu boşlukla yeni bir denge kurmak zaman alır.
Dördüncüsü bağı sürdürürken hayata yeniden bağlanmaktır. Worden burada bir incelik getirir. Unutmak gerekmez. Sevilen kişiyle bağ devam ederken de hayata dönülebilir. Bağı kesmek değil, ona yeni bir yer bulmak.
Anlamın yeri
David Kessler, Finding Meaning (2019) kitabında bu çerçeveye bir şey ekler. Anlam. Kaybın anlamı acıyı silmez. Ama kaybı taşınabilir bir yere koyar. Anlam bulmak, sevileni unutmak değildir. Tam tersine, onunla kurulan bağı sürdürmenin bir yoludur. Frankl'ın izi burada da görünür. Kaçınılmaz acı karşısında bile insanın bir tavır alma alanı vardır.
Koçlukta ne yapılır
Yas koçluğu acıyı hızlandırmaz, kişinin kendi temposuna eşlik eder. Amaç yası bir an önce bitirmek değil. Bu mümkün de değildir. Mesele kişinin görevleri kendi hızında yapabileceği bir alanın açılmasıdır.
Bir not gerekli. Koçluk terapi değildir. Karmaşık yas, derin depresyon ya da işlevi durduran bir durum söz konusuysa doğru adım bir uzmana yönlenmektir. Koçluk, sağlıklı bir yas sürecine eşlik etmek için vardır, klinik bir tabloyu tedavi etmek için değil.
Cevvela bakışı
- Yas sıralı bir merdiven değil, yapılan görevlerdir.
- Aşama edilgendir, görev etkendir. Yas içinden geçilen bir iştir.
- Görevlerin sırası yoktur, ileri geri gidilir.
- Bağı kesmek gerekmez, ona yeni bir yer bulunur.
- Koçluk yası hızlandırmaz, kişinin kendi temposuna eşlik eder.
