Kariyer kararsızlığı çoğu zaman bir bilgi eksikliği gibi yaşanır. "Ne istediğimi tam bilsem karar verirdim" denir. Oysa Herminia Ibarra, Working Identity (2003) kitabında bunun yanlış bir varsayım olduğunu gösterdi. Ne istediğini önce bilip sonra deneyemezsin. Deneyerek öğrenirsin.
Bu küçük bir fark gibi görünür ama yönü tersine çevirir. Masada oturup bütün seçenekleri tartmak, kararsızlığı azaltmaz. Çoğu zaman büyütür. Çünkü hayal edilen bir işle yaşanan bir iş aynı şey değildir.
Kararsızlık neden masada çözülmez
Doğru kararı düşünerek değil, küçük denemelerle daraltırsın. Zihinde kurulan bir meslek, gerçeğiyle nadiren örtüşür. Bir işin nasıl hissettirdiğini ancak ona dokununca anlarsın. Yarı zamanlı bir proje, küçük bir deneme, o alandan biriyle yapılan bir konuşma. Bunların her biri bir bilgiyi içeriden getirir.
Ibarra buna kimliği eyleyerek keşfetmek der. Kim olduğun, ne yaptığınla şekillenir. Düşünce tek başına yeni bir yön açmaz. Eylem açar.
Batık maliyet tuzağı
Geçmişte harcanan yıllar geri gelmez, bu yüzden karar verirken hesaba katılmamalıdır. İnsan çoğu zaman "buraya bunca emek verdim" diye devam eder. Oysa o emek harcandı bile. Devam edip etmeme kararı, geçmişe değil bundan sonrasına bakarak verilir.
Bunu söylemek kolay, hissetmek zor. On yıllık bir kariyeri bırakmak yalnızca bir iş değişikliği değildir. Bir kimliğin de bırakılmasıdır. Zorluk maaşta değil, "ben kimim" sorusunun yeniden açılmasındadır.
Geçiş bir köprü değil, üç evredir
William Bridges, Transitions (1980) kitabında her geçişin üç evreden geçtiğini yazdı: eski durumun bitişi, arada kalınan nötr bölge ve yeni başlangıç. İnsanlar genelde ilk ve son evreyi konuşur. Asıl mesele ortadadır.
Nötr bölge, eski rolün bittiği ama yeninin henüz kurulmadığı boşluktur. Burada belirsizlik en yüksektir. Atlanamaz da. Bu boşluğu erken doldurmaya çalışmak, çoğu zaman yanlış bir seçimle sonuçlanır. Bekleyebilmek başlı başına bir beceridir.
Koçlukta ne yapılır
Kariyer koçluğu doğru cevabı vermez, kararı daraltacak denemeleri tasarlamaya eşlik eder. Soru "hangi işi seçmeliyim" değildir. "Önümüzdeki ay hangi küçük adımı atarsam bir şey öğrenirim" sorusudur. Büyük karar küçük denemelerle aydınlanır.
Burada anlam da işin içine girer. Bir kariyeri yalnızca maaşla seçmek çoğu zaman kısa sürede tükenir. Frankl'ın anlam istenci buraya da uzanır. İşin ne ödediği kadar, kişiye ne ifade ettiği de yön belirler.
Cevvela bakışı
- Ne istediğini önce bilip sonra denemezsin, deneyerek öğrenirsin.
- Kararsızlık çözülmez, küçük denemelerle daraltılır.
- Geçmişte harcanan yıllar batık maliyettir, kararı geçmişe bakarak verme.
- Her geçişin ortasında bir nötr bölge vardır ve atlanamaz.
- Koçluk cevap vermez, daraltacak adımları tasarlar.
