Damlalar | Cevvela
Damlalar
Şeyma Gizem Taşar·01.06.2026·3 dk okuma

Hedefe Götüren Düşünce Nasıl Oluşur?

Birçok insan hedeflerine ulaşamadığında yeterince çalışmadığını düşünür.

Oysa yıllardır danışanlarımla çalışırken gördüğüm şey şu:

Çoğu insanı durduran şey çalışmamak değil, kendisi hakkında verdiği kararlardır.

"Ben zaten yarım bırakırım."

"Ben disiplinli biri değilim."

"Benim iradem zayıf."

"Ben başaramam."

Bu cümleler tekrarlandıkça zamanla düşünce olmaktan çıkar, kimliğin bir parçası hâline gelir.

İnsan da farkında olmadan o kimliğe uygun yaşamaya başlar. Hedefe götüren düşünce aslında bir gün aniden ortaya çıkmaz. Küçük farkındalıklarla oluşur.

Önce kişi kendine şu soruyu sorar:

"Ya bugüne kadar anlattığım hikâye tamamen doğru değilse?"

Belki de sorun yeterince güçlü olmaman değildir. Belki de yıllardır aynı gözlükle kendine bakıyorsundur.

Bir danışanım yıllarca ertelediği için kendini tembel zannediyordu. Bir diğeri sürekli kaygılandığı için yetersiz olduğunu düşünüyordu. Bir başkası ise herkesin ihtiyaçlarını kendininkinin önüne koyduğu için kendini fedakâr sanıyordu.

Oysa biraz derine indiğimizde tembelliğin altında korku, yetersizliğin altında eleştirilme kaygısı, fedakârlığın altında ise sevilme ihtiyacı vardı. Düşünce değiştiğinde davranış da değişmeye başlar. Çünkü insan zihni, kendisi hakkında inandığı şeye uygun hareket eder. Bu yüzden hedefe giden yol çoğu zaman dışarıda değil, içeride başlar.

Kendine dair verdiğin kararları fark ettiğinde... Kendi sesini başkalarının sesinden ayırabildiğinde... Ve her şeye rağmen yeni bir adım atabildiğinde... Zihnin de seninle birlikte yeni bir yol çizmeye başlar.

Belki bugün ihtiyacın olan şey daha büyük bir hedef değildir. Kendine dair daha farklı bir hikâye anlatmaktır. Çünkü hayat çoğu zaman başımıza gelenlerden değil, başımıza gelenlere hangi anlamı verdiğimizden şekillenir.

Ve bazen yeni bir hayat, yeni bir düşünceyle başlar.

Her zaman söylediğim gibi; Başka Bir Hayat Mümkün.

×
×