Somatik Farkındalık ve Liderlik
Karar verirken midenizdeki kasılmayı hiç fark ettiniz mi?
O an büyük ihtimalle düşüncenize odaklandınız. Verilere, alternatiflere, risklere. Ama mideniz bir şey söylüyordu. Ve büyük ihtimalle onu duymadınız.
Bu bir his değil, bilgidir.
Somatik Nedir?
"Soma" Yunancada beden demektir. Somatik yaklaşım, düşünce ve duyguların bedende nasıl ifade bulduğunu inceler. Bunun liderlikle ne ilgisi var?
Çok fazla.
Karar verme süreçleri saf zihinsel değildir. Nörobiyoloji çok net gösteriyor: bilinçli düşünceden önce beden tepki verir. Antonio Damasio'nun çalışmaları, duygusal ve bedensel sinyaller olmadan sağlıklı karar vermenin mümkün olmadığını ortaya koymuştur.
Yani beden karar sürecinin dışında değildir. Zaten içindedir. Soru şudur: onu okuyabiliyor musunuz?
Liderlikte Bedenin Rolü
Toplantıda birinin söylediği bir şey sizi rahatsız etti ama "neden rahatsız olduğumu tam anlayamıyorum" dediniz. Bu belirsizlik çoğunlukla bedensel bir sinyaldir: göğüste sıkışma, nefeste yüzeyselleşme, omuzlarda gerginlik.
Bu sinyaller birer bilgi parçasıdır. "Bu karar bana doğru hissettiriyor" cümlesi, rasyonel analizi değil bedensel sinyali tarif eder.
İyi liderler bu sinyalleri okur. Ama çoğu zaman bunu farkında olmadan yapar. Somatik farkındalık bu süreci bilinçli hale getirir.
Stres Altında Ne Olur?
Stres altında beden otomatik tepkiler üretir: kasılma, nefes tutma, omuzların yükselmesi, çenenin sıkılması. Bu tepkiler evrimsel bir mirastır. Tehlike karşısında beden hızlı hazırlanır.
Ama bu tepkiler bir toplantı odasında işlevselliğini kaybeder. "Tehdit" olarak algılanan zor bir soru ya da üstünüzden gelen baskı, bu eski sistemi devreye sokabilir.
Tepki geldiğinde zihinsel netlik azalır. Yaratıcı düşünce daralır. Kısa vadeli savunma güdüsü devreye girer.
Bunu fark eden bir lider duraklayabilir. Duraklamak, o otomatik tepkiyi kesmek demektir. Ve bu küçük duraklama, kararın kalitesini ciddi ölçüde artırır.
Somatik Farkındalık Pratikte Nasıl Görünür?
Teorik değildir. Bedensel deneyim üzerinden öğrenilir.
Bazı basit gözlemler:
Sabah başlarken: Toplantıya girmeden önce bir an durun. Nefesiniz nasıl? Bedeninizde nerede gerilim var? Bu 30 saniyelik duraklama, bağlamı değiştirir.
Karar anında: "Buna 'evet' derken bedenim nasıl tepki veriyor?" sorusu, saf analitik değerlendirmenin yanına bedensel bir kontrol noktası ekler.
Güç tartışmalarında: Başkaları konuşurken bedeniniz ne yapıyor? Kapanıyor mu, açılıyor mu? Bu fark, o anın gerçekte ne hakkında olduğunu gösterir.
Neden Bu Yaklaşım Farklıdır?
Geleneksel liderlik gelişimi zihinsel çerçeveler kurar: stratejik düşünme, iletişim becerileri, duygusal zeka. Bunlar değerlidir.
Ama bedenin karar sürecindeki rolünü göz ardı etmek, denklemin yarısını kaçırmaktır.
Cevvela'nın yaklaşımı tam burada farklılaşır. Sizi sadece bir kariyer hedefi olarak değil, karar veren bir organizma olarak ele almak, bu bedensel boyutu sürecin içine dahil etmek demektir. Bu ayrım küçük görünür. Pratikte çok büyüktür.
